 |
Kelime Danış Karşılığı için öneri almak istediğiniz kelimeyi "Yeni Başlık" butonuna basarak açılan formun başlığına büyük harf ve noktalama işareti kullanmadan yazınız. Ayrıca doğru olduğunu düşündüğünüz öneriyi iletinin sağ alt köşesinde bulunan "onayla" butonu ile puanlandırabilirsiniz.
13-07-2007, 03:36
|
#1 (permalink)
|
|
Newbie
istanbul
dublaj çevirmeni
Mesaj: 2
Onayladığı Mesaj Sayısı: 0
0 mesajı 0 onay aldı
Katkı Puanı: 0
|
A Useful Link for Australian Slang
Avusralya belgeselleri, programları, filmleri yahut Avustralya günlük konuşmasını içeren çevirileri yapanlara faydalı olacak bir link;
http://www.koalanet.com.au/australian-slang.html
|
|
Çevrimdışı
|
|
13-07-2007, 04:14
|
#2 (permalink)
|
|
Grand Master
Bandırma
Anarquista
Mesaj: 592
Onayladığı Mesaj Sayısı: 49
213 mesajı 322 onay aldı
|
Babylon'un online sözlükleri arasında da bir tane kapsamlı Australian Slang Glossary var.
__________________
Nemo me impune lacessit
|
|
Çevrimdışı
|
|
13-07-2007, 12:14
|
#3 (permalink)
|
|
Editör
Istanbul
Tureng Çeviri
Mesaj: 4.266
Onayladığı Mesaj Sayısı: 1.594
242 mesajı 304 onay aldı
|
Bu kelimelerin türkçe çevirisine başladık çok yakında "argo" kategorisine bütün hepsini eklemiş oluruz.
|
|
Çevrimiçi
|
|
13-07-2007, 15:31
|
#4 (permalink)
|
|
Editör
Istanbul
Tureng Çeviri
Mesaj: 4.266
Onayladığı Mesaj Sayısı: 1.594
242 mesajı 304 onay aldı
|
Avustralya Argosu Bölüm 1
ace! : harika! mükemme!
aerial pingpong : avustralya futbolu
amber fluid : bira
ambo : ambulans, ambulans sürücüsü
ankle biter : küçük çocuk
apples, she'll be : çok geç
arvo : öğleden sonra
aussie (pron. ozzie) : avustralyalı
aussie salute : sinekleri elle silkelemek
avos : avokado
b & s : bachelors' and spinsters' ball – avustralya’nın kırsal bölgelerinde düzenlenen son derece eğlenceli bir parti
back of bourke : çok uzakta
bail (somebody) up : birisini fiziksel olarak sıkıştırmak
bail out : sinirli bir biçimde bir yeri terketmek
banana bender : queensland’lı kimse
barbie : barbekü
barrack : tezahürat yapmak
bastard : term of endearment
bathers : mayo
battler : çok çalışmasına rağmen eline fazla para geçmeyen
beaut, beauty : harika, mükemmel
big-note oneself : böbürlenmek
bikkie : bisküvi
it cost big bikkies: çok pahalı, çok para verdik, bize pahalıya mal oldu
billabong : su deliği
billy : çaydanlık
bingle : araba kazası
bities : ısıran böcekler
bitzer : melez köpek
bizzo : iş
mind your own bizzo: kendi işine bak
beyond the black stump : çok uzak
bloke : adam, herif
bloody : çok
bloody oath! : çok doğru
blow in the bag : alkol testine gimek
blowie : sinek
bludger : tembel
blue : kavga, münakaşa
make a blue : hata yapmak
bluey : paket, ekipman, trafik bileti, kızıl saçlı kimse
bluey : Avustralya çoban köpeği
blue cattle dog: avustralya çoban köpeği
bluey : maden işçisi kıyafeti
bluey : bir deniz anası türü
bluebottle jellyfish: bir deniz anası türü
bodgy : adi (ürün), uyduruk
bog in : yemeğe saldırmak
bog standard : basit, aksesuarsız, sade
bogan : görünüşüne önem vermeyen ve zamanın çoğunu içerek geçiren kimse
bogged : çamura saplanmış (araba)
bondi cigar : pis deniz
bonzer : harika
boogie board : yarım sörf tahtası
boomer : yetişkin erkek kanguru
booze bus : sarhoş sürücüleri yakalamak için kullanılan polis aracı
boozer : pub
bored shitless : çok sıkılmak, çok sıkılmış, bezmil
bottle shop : içki dükkanı
bottle-o : içki dükkanı
bottler : mükkemel
his blood's worth bottling : son derece yardımsever biridir
bounce : aferin
he doesn't know christmas from bourke street: aklı yavaş çalışır
not my bowl of rice: benim kalemim değil
he hasn't got a brass razoo: beş parasız, çok fakir
brekkie : kahvaltı
built like a brick shit house: son derece güçlü kimse
brickie : tuğlacı, betoncu
brisvegas : brisbane
brizzie : brisbane
brown-eyed mullet : pis deniz
brumby : yabani at
buck's night : bekarlığa veda partisi
buckley's chance : hiç şansı yok
budgie smugglers : erkek mayosu
bull bar : kangurulara çarpmamak için arabanın önüne takılan koruyucu
bundy : bundaberg
bunyip : mitolojik bir yaratık
bush : kırsal
bush bash : kırsal bölgede yapılan bir yarış
bush oyster : mukus
bush telly : kamp ateşi
bushie : kısral bölgede yaşayan kimse, köylü
bushranger: suçlu, haydut
butcher : küçük bira
byo : lisansız restoran
cab sav : cabernet sauvignon
cactus : bozuk, çalışmayan
cane toad : queensland’li
cark it : bozulmak, çalışmamak
as busy as a cat burying shit: çok meşgul, kafasını kaşıyacak vakti olmamak
as mean as cat's piss: adi, uyduruk
chewie : sakız
chokkie : çikolata
chook : tavuk
chrissie : noel
chuck a sickie : işten izin almak
chunder : kusmak
Mesaj Tureng-Özgür tarafından düzeltildi: 18-07-2007 14:06.
|
|
Çevrimiçi
|
|
13-07-2007, 17:39
|
#5 (permalink)
|
|
Editör
Istanbul
Tureng Çeviri
Mesaj: 4.266
Onayladığı Mesaj Sayısı: 1.594
242 mesajı 304 onay aldı
|
Avustralya Argosu Bölüm 2
clacker : anüs
clayton's : sahte
cleanskin : markasız şarap
cleanskin : damgalamamış veya etiketlenmemiş
click : kilometre
clucky : anne olmak isteyen
coathanger : sidney limanı köprüsü
cobber : arkadaş
cockie : çiftçi
cockie : kakadu
cockie : hamamböceği
coldie : bira
come a gutser : büyük bir hata yapmak, kaza yapmak
compo : tazminat
conch (adj. conchy) : dürüst, çalışkan
not within cooee: çok uzak
within cooee: yakında, civarda
cook : birinin karısı
corker : mükemmel, harika
corroboree : bir dans festivali
counter lunch : pub yemeği
countery: pubda yenen yemek
cozzie : mayo
crack a fat : ereksiyon olmak
crack onto (someone) : birine vurulmak
cranky : sinirli, huysuz, kötü gününde
cream : büyük bir farkla yenmek, hezimete uğratmak
crook : hasta, uyduruk
crow eater : güney avustralya’lı
cubby house : genelde bahçede çocukların oynaması için kurulmuş küçük ve tahtadan ev
cut lunch : sandviç
cut lunch commando : yedek asker
mad as a cut snake : çok sinirlenmek
dag : komik kimse, ahmak, salak
daks : pantolon
damper : bir tür ekmek
date : kıç
as dry as a dead dingo's donger: kuru, kurak
dead horse : domates sosu
deadset : doğru, hakikat
dero : avare, evsiz
digger : asker
dill : idiyot
dinkum: gerçek, hakiki
fair dinkum: gerçek, hakiki
dipstick : idiyot, salak, sefil
divvy van : suçluların taşınmasında kullanılan polis aracı
dob (somebody) in : ispiyonlamak, gammazlamak
dob somebody in: birini ispiyonlamak, gammazlamak
docket : fiş, makbuz
doco : belgesel
dog : sevimsiz kadın, çirkin kadın
stands out like dog's balls: apaçık belli, besbelli
dog's eye : etli börek
dole bludger : yardımcı olan kimse
donger : penis
doodle : penis
down under : avustralya ve yeni zellanda
drink with the flies : yalnız içmek
drongo : salak
drum : bilgi, tüyo
duchess : büfe
duffer, cattle : at hırsızı
spit the dummy: bir şeye çok sinirlenmek
get very upset at something: bir şeye çok sinirlenmek
dunny : dışarıya yapılmış tuvalet
dunny budgie : sinek
cunning as a dunny rat: cin gibi, çok uyanık
durry : tütün, sigara
dux : en üstün, en iyi kalite
earbashing : dırdır etme
erarbasher: dırdırcı kadın
esky : yiyecek/içecek kabı
exy : pahalı
off one's face: içki
fair dinkum : gerçek, hakiki
fair go : şans
fair suck of the sav! : inanmıyorum! Ciddi olamassın!
fairy floss : pamuk şekeri
candy floss: pamuk şekeri
cotton candy: pamuk şekeri
feral : hiği
fisho : balıkçı, balık satan kimse
flat out like a lizard drinking : yoğun, meşgul
flick : birinden kurtulmak, birinden kurtulmaya çalışmak
flick it on birşeyler satmak.
fly wire : gauze flyscreen covering a window or doorway.
footy : avustralya futbolu
fossick : araştırmak, didik didik aramak
fossick : maden aramak, altın aramak
fossicker : maden damarı arayan kimse, altın arayıcısı
franger : kondom
freckle : anüs
as cross as a frog in a sock: yaygaracı, çok gürültü yapan kimse
frog in a sock: yaygaracı, çok gürültü yapan kimse
fruit loop : salak
full : sarhoş
furphy : dayanaksız söylenti
g'day : merhaba!
galah : salak, geri zekalı
gabro: çöp toplayan belediye elemanı, belediye çöpçüsü
garbologist: çöp toplayan belediye elemanı, belediye çöpçüsü
give it a burl : dene istersen, al bak
give a gobful : küfretmek
gobsmacked : şaşırmış, şoke olmuş
going off: çok güzel, yıkılıyor (parti vb)
good oil : gerekli bilgi, iyi fikir, hakikat
good onya : aferin, çok iyi
as full as a goog: sarhoş
greenie : çevresi
grinning like a shot fox : çok mutlu
grog : içki, bira
grouse : harika, mükemmel, çok iyi
grundies : iç çamaşır
gutful of piss : sarhoş
gyno : jinekolog
|
|
Çevrimiçi
|
|
13-07-2007, 18:18
|
#6 (permalink)
|
|
Editör
Istanbul
Tureng Çeviri
Mesaj: 4.266
Onayladığı Mesaj Sayısı: 1.594
242 mesajı 304 onay aldı
|
Avustralya Argosu Bölüm 3
handle : tutacaklı bira bardağı
heaps : çok
thanks heaps: çok teşekkürler
holy dooley! : hadi ya! inanmıyorum!
hoon : holigan
hooroo : güle güle
hotel : pub
hottie : sıcak su şişesi
icy pole:buzlu şeker
ice block : buzlu şeker
jackaroo : erkek stajer
jillaroo : kadın stajer
joey : kanguru yavrusu
journo : gazeteci
jug : ketıl, elektrikli su ısıtıcısı
jumbuck : koyun
kangaroos loose in the top paddock : zeka yönünden yetersi
kelpie : avustralya çoban köpeği
kero : parafin
kindie : kreş
knock : eleştirmek
knock back : reddetme
knocker : eleştiren kimse
lair : çok şık giyinmiş erkek, rüküş
lair it up : kaba davranmak, haşin davranmak
larrikin : neşeli kimse, kendi kendine eğlenebilen
to have a lend of: başkasının saflığından istifade etmek
lippy : ruj, dudak boyası
liquid laugh : kusmak
flat out like a lizard drinking: yoğun, meşgul
lob in : uğramak
lob: uğramak
lollies : şeker
london to a brick : açık seçiklik
long paddock : hayvanların otladığı yol kenarı
who opened their lunch? : kim osurdu?
lurk : dolandırıcı
maccas: mcdonald's
as fit as a mallee bull: çok kaslı ve güçlü
mappa tassie : tazmanya haritası
mate : arkadaş
mate's rate:arkadaş indirimi
mate's discount : arkadaş indirimi
matilda : serseri yatağı
metho : yakacak ispirto
mickey mouse : harika, çok iyi
middy : 285 ml’lik bira
milk bar : al-götür yiyecekleri satan dükkan
milko : sütçü
mob : sorun çıkartmayan insane topluluğu
mob : kanguru sürüsü
mongrel : değersiz kimse
moolah : para
mozzie : sivrisinek
muddy : yengeç
mug : saf, avanak
mull : ot (esrar)
muster : sürüyü toplamak
mystery bag : sosis
nasho : vatani görev, ulusal hizmet
have a naughty: seks yapmak
nipper : sörfçülerin hayatını kurtaran genç cankurtaran
no drama : endişe etme!
no worries: endişelenme, endişe etme!
not the full quid : çok zeki değil
in the nuddy: çıplak
as dry as a nun's nasty: kuru
o.s. : deniz ötesi, yurtdışı
ocker : an unsophisticated person
offsider : yardımcı, yardım eden kimse
old fella : penis
oldies: aile
op shop : satılan ikinci el malların gelirini yardım amaçlı kullanan dükkan
opportunity shop: satılan ikinci el malların gelirini yardım amaçlı kullanan dükkan
outback : orta avustralya
oz : avustralya
pash : uzun uzun öpüşmek
pav : kremalı avustralya tatlısı
pavlova : kremalı avustralya tatlısı
perve: karşı cinse alıcı gözle bakmak
piece of piss : çocuk oyuncağı (kolay iş)
pig's arse! : seninle aynı fikirde değilim, sana katılmıyorum
pint : büyük boy bira
piss : bira
hit the piss: bira içelim, biranı iç
plonk : ucu şarap, kopek öldüren
pokies : kumhar makineleri
polly : politikacı
pommy : ingiliz
pom: ingiliz
pommy bastard : ingiliz
pommy shower : duş almaktansa deodorant kullanmayı tercih etmek
as dry as a pommy's towel: çok kuru
porky : yalan
port : valiz
postie : postacı
pozzy : pozisyon, konum
prezzy : hediye
rack off : defol git
rage : parti, parti yapmak, partilemek
rage on : partiye devam etmek
rapt : memnun, hoşnut
to come the raw prawn: saçmalamak
reckon! : ciddi misin! gerçekten!
reffo : mülteci
rego : araba ruhsatı
rellie or relo : akraba
ridgy-didge : orjinal, hakiki
rip snorter : harika, mükemmel
ripper : harika, mükemmel
you little ripper!: harika!
road train : büyük tır
rock up : varmak
rollie :kullanıcının kendi kendine sardığı sigara
roo : kangaru
roo bar : kangurulara çarpmamak için arabanın önüne takılan koruyucu
root: berbat etmek
root rat : seks peşinde olan kimse
ropeable : çok sinirli
rotten : sarhoş
rubbish: eleştirmek
the salvos : fakirlere yardım sağlayan ordu
sandgroper : batı avustralya’lı kimse
sanger :sandviç
scratchy : loto bileti
screamer : parti düşkünü kimse
seppo : amerikalı
servo : benzin istasyonu
stands out like a shag on a rock: besbelli
shark biscuit : sörfe yeni olan kimse
sheila : kadın
shit house : düşük kaliteli, zevksiz, heyecan vermeyen
shit house : tuvalet
shoot through : terketmek, gitmek
show pony : çevresindekileri etkilemek için çok fazla çaba sarfeden kimse
sickie : hastalık nedeniyle alınan iş izni
skite : övünmek, böbürlenmek
skull: birayı bir dikişte içmek
skol : birayı bir dikişte içmek
slab : 24’lük bira paketi
sleepout : yatak odasına dönüştürülmüş veranda
smoko : sigara arası
snag : sosis
sook : zararsız kimse
spag bol : spagetti bolonez
spewin' : çok sinirli
spiffy: harika, mükemmel
pretty spiffy : harika, mükemmel
spit the dummy : birşeylere çok sinirlenmek
spruiker: bar önlerinde durup gelip geçen insanlara içeri almaya çalışan kimse, anutçu
sprung : suçüstü yakalanmak
spunk : hoş görünümlü kimse
squizz : bakmak
take a squizz at: bakmak
station : büyük çiftlik
stickybeak : meraklı kimse
stoked : çok memnun
stonkered : sarhoş
strides : pantolon
strine : avustralya argosu ve şivesi
stubby : 375ml’lik şişe bira
stubby holder: bira tutacağı
ı feel stuffed : bıkıtm, bezdim, yoruldum
ı’ll be stuffed : şaşırmak
sunbake : güneşlenmek
sunnies : güneş gözlüğü
surfies : sörfçü
swag : çalıntı (oto teyp vb)
swaggie : işsiz, aylak
swagman : serseri, ayyaş, avare
tall poppies : başarılı kimseler
tall poppy syndrome : başarılı insanları eleştirme eğilimi
tallie : 750ml’lik şişe bira
taswegian : tazmanyalı
technicolor yawn : kusmak
tee-up : ayaralamak (randevu vb)
thingo: ıvır zıvır, zımbırtı
wadjamacallit: ıvır zıvır, adını bilmediğimiz küçük ayrıntı
thongs : ucuz sandalet
throw-down: kolayca içilip atılan küçük şişe bira
tinny : bira tenekesi
tinny tin-arsed : şanslı
togs : mayo
too right! : kesinlike!
top end :avustralya’nın kuzey ucu
trackie daks/dacks : eşofman altı
trackies : eşofman
gone troppo: vahşileşmek, yabanileşmek
trough lolly: çit kokusunu dezenfekte etmek için kullanılan sprey
truckie : kamyoncu, kamyon şoförü
true blue : vatansever
tucker : yiyecek
tucker-bag: besin çantası
turps : alkollü içki
hit the turps: çok içki içmek
uni : üniversite
unit : ev, daire
up somebody, get : azarlamak –
the boss got up me for being late: patron geç kaldığım için beni azarladı
useful as an ashtray on a motorbike: bir işiye yaramayan kimse veya şey
tits on a bull ute : bir işiye yaramayan kimse veya şey
vedgies : sebzeler
vee dub : volkswagen
veg out: televizyon karşısında vakit geçirmek
vejjo : vejeteryan
waggin' school: okulu asma
walkabout, it's gone : bırak gitsin, artık çok geç
weekend warrior : yedek asker
whacker, whacka : idiyot
whinge: şikayet
white pointers: üstsüz güneşlenen kadın
whiteant: kötülemek
wobbly : heyecanlı bir biçimde, heyecanla
wobbly boot on, he's got the: sarhoş
wog : grip
wombat: talan eden kimse
woop woop: küçük kasaba
wowser : son derece muhafazakar kimse, aşırı namuslı, bağnaz, oyunbozan
wuss kalabalık; sinirli kimse
yabber : çok konuşmak, boş boğazlık etmek
yabby : tatlı su kereviti
yakka : work (noun)
yewy : u dönüşü yapmak
yobbo : garip (kimse)
it isn't worth a zack: beş para etmez
he hasn't got a zack: beş parasız
Arkadaşlar umarım işinizi görür.
|
|
Çevrimiçi
|
|
|
Bu başlığı görüntülemekte olan kullanıcı sayısı: 2 (0 üye, 2 konuk)
|
|
|
| Başlık Araçları |
Bu Başlıkta Ara |
|
|
|
| Görünüm |
Normal
|
Gönderme Kuralları
|
Başlık Açamazsınız
Yanıt Gönderemezsiniz
Dosya Ekleyemezsiniz
Mesajlarınızı Düzenleyemezsiniz
HTML kodu Kapalı
|
|
|
Forumda yayınlanan kelimeler, karşılıkları ve yapılan yorumlar, yazılar, makaleler kaynak gösterilse dahi izinsiz kullanılamaz.
Powered by vBulletin Copyright © 2000-2008 Jelsoft Enterprises Limited
vBulletin Skin developed by: vBStyles.com, Search Engine Optimization by vBSEO 3.2.0
Bir Tureng Çeviri Ltd hizmetidir.
|
 |